Hatırlayacağınız üzere mayıs ayının son günlerinde Pardus 2009.2 sürümü için büyük bir seferberliği duyurmuştuk. Bu duyurunun hemen ardından, Özgürlükİçin’deki tüm içeriği güncellemeye yönelik güzel bir imece başlatmıştık.
Bu çağrımızı duyan "Süpermen"ler yardımımıza koştu ve çağrımızdan bu yana, 21 Paket tanıtımı, 15 Nasıl belgesi, 8 İlk Adım kılavuzu ve 3 Oyun incelemesini güncelledik.
Grafik programlarıyla aranız iyi, düzenlenmesi gereken onca fotoğraf var, kendiniz ya da arkadaşınız için web sayfası tasarlamak istiyorsunuz ve daha bunun gibi birçok nedenden ötürü bir grafik programı kullanma ihtiyacı duyuyorsunuz. İnternet’te araştırma yaptığınızda grafiğin G’sini yazdığınızda binlerce Photoshop adında sayfa çıkacaktır, evet Photoshop dayanıklı, zamanında benimde kullandığım güzel bir grafik programı ancak 600-700 dolar vermeniz gerek. Para vermek istemiyor musunuz? O zaman size Gimp’i takdim ediyorum. Gimp ile Photoshop’un yaptığının daha fazlasını yapabilirsiniz. Photoshop kullananlar ilk bakışta zorlanabilirler. Pardus kullananlar Türkçe içeriğe sahip olacaklardır. Sizin bir sürü fırçanız var ama diyorsunuz ki, şimdi Gimp’e geçsem o fırçaları kullanamaz mıyım? Aslında böyle bir fikir gelmesi mantıklı, başka bir program, başka şeyler, ancak evet kullanabilirsiniz!
Linux dünyasında her şeyin gözler önünde olmasının en önemli getirisi herhalde hataların ve açıkların çok kolay fark edilip kapatılması ya da düzeltilmesi. Bazı büyük şirketler kendilerine bu konuda çok güveniyorlar. Hatta o kadar güveniyorlar ki hata bulana para ödemeye bile hazırlar.
Mozilla Vakfı, bu ayın başından başlayarak güvenlik açıklarını bulup raporlayacak kullanıcılarını, buldukları açık başına 3.000$ ile ödüllendirmeye karar verdi. 2004 yılında kurulan Mozilla Güvenlik Hataları Ödüllendirme Programı tarafından verilen ödüller bugüne kadar sadece 500$ ile sınırlandırılmıştı. Açıkları bildiren kullanıcılar aynı zamanda artık hediye edilen bir tişörte de sahip olacaklar. Uygun güvenlik açıklarının uzaktan kullanılabilir (İnternet ya da yerel ağ üzerinden) ve daha önce kamuya belgelenmemiş olması gerekmekte.
Bu yazıyı yazmayı planladığımda ortada bir güneş ve onun ışığı vardı ancak şimdi akşamüstü olduğundan güneşimiz birazcıkta diğer ülkelere görünmek istedi. Neyse efenim yazımıza devam edelim. Gün ışığının aslında psikolojimizi nasıl etkilediğini keşfettim. Gün ışığı olduğunda, mutlu, huzurlu hissediğimizi. Gün ışığının önemleri say say bitmez. Hele birde “Chill out” müzik ile beraber, oturduğumda güneşin önüne, kendimden geçtim adeta, mutlu olduğumu, yaşadığımı fark ettim açıkçası. Gün ışığının bir etkisi de, aydınlattığı için her yeri gözlerim yorulmadı karanlıktan. Gerçi fazla ışıkta yorar gözü ancak, karanlık gibi iç karartıcı, yaşamdan soğutan bir şey yok sanırım. Siyah rengi. Karanlığın, vahşetini gösteriyor. Çoğu kişi siyahı sever, gerçi bazen benimde hoşuma gider, diğer renk türevleri ile birlikte kullanıldığında, sonuçta hayatımız renklerden oluşuyor. Renklerin anlamları çok daha farklı. O konuya girmek için bilgim olması gerek, ancak renklerin anlamlarını unuttum. Çok güzel bir şey aslında bu, doğanın bize sunduğu, huzur.
Açık kaynak ve Özgürlük yolunda hızlı adımlarla giden Türkiye, ve CC lisansına büyük ilgi gösteren onca Türk kullanıcı olmasına rağmen, CC Lisans halen Türkçe değil. En son Türkçeleştirme projelerini yürütüldüğü haberi gelmişti, lakin hala güzel Türkçe’miz CC Lisansında yer almamakta! İnsanlar, alt kısımlara “hakları saklıdır”, “bazı haklar saklı” yazacaklarına, CC Lisansını kullanmaları gerek ancak, bu lisans Türkçe değil. Özgürlükİçin.com’da da bu konuda pek tepki ya da istek gelmemesi şaşırtıcı. Ancak umarım ki yakın zamanda, bu konu ile ilgili, çalışmalar başlayacaktır ve birçok Türk kullanıcısı olan Creative commons’un arayüz dillerinden biriside Türkçe’miz olacaktır.
Linux üzerine bende birkaç yazı yazmak istedim, özgürlükiçin.com’da her ne kadar yer almasam da, özgür yazılımları desteklediğimi söylemek istiyorum. Uzun zamandır Pardus kullanan birisi olarak, size tüm samimiyetimle söyleyebilirim ki kullandığıma hiç pişman değilim. Hem özgür, hemde güvenli daha ne ister insan. Ayrıca ozgurlukicin.com topluluğunda gerekli her yardım yapılıyor. Bende özgür yazılımı kullanmak isteyen, bir liberal (özgürlükçü) olarak, herkese tavsiye ederim. Gözünüz sakın korkmasın, bana önceden Linux diye bir şey var, fare yok, her şeyi yazarak yapıyorsun dediklerinde, imkansız demiştim. Aslında imkansız değil ama bana anlatılan gibi olmadığını fark ettim. İlk kullandığım, Xubuntu’ya hayran kalmıştım ve o bilgisayar ile birlikte gelen mavi işletim sistemi gözüme çirkin gelmeye başladı. Bende bir Linux’um olsun istiyordum. Ancak o zamanlar bilgisayarı açmak için bile izin isterdik, ondan Linux kuramamış ve özgür yazılım kursağımda kalmıştı! Öyle böyle geçti, yazık oldu. Eğer ben Linux ile başlasaydım bilgisayar kullanmaya, şimdi çok daha bilgili olurdum. Bundan dolayı, eğer bir baba, anne, abi, abla iseniz size tavsiyem, bilgisayara Linux kurun ve bırakın bilgisayar kullanmayı Linux ile öğrensin.